Etiketler

, ,

Ben küfür ile imandan, ikrar ile inkardan, tasdik ile şüpheden meydana gelmiş bir şey olmuştum.

şeklinde kendini tanıtan Ahmet Raci, içinde bulunduğu fikri bunalımdan kurtulmak adına arkadaşlarıyla bir seyahate çıkar.

Çok güzel bir bahar günü, bir kır gezintisine çıkmayı, arkadaşlardan birkaçı ortaya attı. Uzun uzun konuştuktan sonra, vilayete bağlı ve güzelliğiyle ünlü …….kasabasına gitmeye ve orada üç gün eğlenmeye karar verdik.

Bu seyahatinde Aynalı babayla tanışır ve;

 Muhtemelen mecnun kıyafeti giyen ve hikmet ehli kabul edilen Aynalı Baba ile ciddi konular hakkında görüşmek istedim.

Kendisiyle görüşme isteğine Aynalı Baba’nın cevabı şu olur:

Şimdiye kadar kim bilir kaç hayvan yükü kitap okudun? Ne anladın? Hiç değil mi? İnsanların bilgisi nedir? Bencilliklerimiz ve zevklerimiz ihtiyaç olan sanatlara ait şeylerden ibarettir. Peki ama hak ve hakikate dair ne biliyorlar? Hiç! Aklı denklem ile hakkı itiraf etmek mümkündür. Fakat bilmek, anlamak mümkün mü? Ne konuşalım? Harflerden meydana gelen dizi ile hikmetin esası bilinir mi?

Bu sözlerin ardından Aynalı Baba’nın pişirdiği kahveyi içerler sonrasında Aynalı Baba neyini üfler Ahmet Raci de hayalin derinliklerinde (âmâk-ı hayal) bir tasavvuf yolculuğuna çıkar.