Uzun zaman bloga yazmayınca yazmakta zorlanıyorum. Kelimeleri seçemiyor, ard arda dizemiyorum. Sanırım bir çok blogcu zaman zaman benzeri duyguları yaşıyor. Neyse… Bir şeyler yazacaktım. Unuttum!..

Ha! Hatırladım. Okuduğum bir iki kitaptan, dergiden bahsedecektim. Okuyalı 1,5-2 ay oldu sanırım. Ali Ulvi KURUCU ve Ahmet Muhtar BÜYÜKÇINAR hocaefendilerin hatıratlarını anlatacaktım. Binbir hevesle alıp henüz okumayı başaramadığım bir kaç tane daha kitap vardı onları da ekleyiverecektim yazının bir kenarına.

Ayrıca Derin Tarih, Genç Doku ve Burda dergileri hakkında da bir şeyler söyleyecektim.

Bir de yakın dönem tarihimizle, dinimizle, şimdiki zamanla ilgili değişen algımla ilgili bir şeyler kekeleyecektim.

Blogun içeriğini ve görünümünü düzenleyecektim.

Hep tembellikten bunlar, hep…

Bu işleri zamanında yapmadığımdan ve de beyn kıvrımlarım da aşırısı gelişkin olmadığından Ali Ulvi KURUCU’nun hatıratı (kendisi 3 cilt) hakkında bir şeyler yazabilmek için hatıratı tekrar okumak durumundayım.

Öhüm az laf, çok iş. Okumam gereken çok sayfalar var çoook.

بر دە، یاقیندە عثمانلیجە بر قاچ متین كلەجك انشاالله