Etiketler

,

 “Ahh! Nerede o eski bayramlar?”

Sahi nerede o eski bayramlar? Ya da şöyle mi desek: Nerede o bayramların eskileri?

Eski bayramları bilmiyorum, bilemiyorum. Yeni bayramları sevmiyorum, sevemiyorum.

Kurban bayramı

Sanırım takvim yaprağındaydı bir hikaye okumuştum. Şimdi gogıldan arayamayacağım fakat özet olarak şöyleydi:

Eski zamanlarda bir ordu küffara karşı hazırlıklarını yapar ve sefere çıkar. Gerek ordunun komutanı gerek askerler Allah’ın şeriatına, Peygamberin (sav)’in sünnetine son derece bağlı insanlardır. Büyük bir aşkla çıktıkları bu yolda en sonunda düşmanla karşılaşırlar. Fakat bir türlü düşmana galip gelemezler. Bunun üzerine komutanlar bir toplantı yaparak bu durumu tartışmaya başlarlar. Görünürde hiçbir eksiklik yoktur, buna rağmen ordu bir türlü düşmana galip gelememektedir. Bu sorunun yanıtını askerde aramak için askeri incelemeye karar verirler. İncelemeden de bir sonuç çıkmaz. İyice düşünürler ve yine askeri iyice incelemeye karar verirler. Bu sefer daha titiz davranırlar ve askerin misvak kullanmadığını fark ederler. Bu durum ortaya çıkınca hemen misvak tedarik ederler ve ordu düşmana galip gelir.

Şüphesiz bu bir hikaye eksileri artıları olabilir o ayrı bir konu. Fakat buradaki asıl nokta şu: Sırf Allah için cihat yapmak arzusuyla toplanmış bile olsalar, eğer misvak kullanmak gibi hayati olmayan bir meselede dahi olsa Peygamber’in(sav) sünnetinden ayrılan bir topluluğa Allah başarı, huzur, refah bahşetmez.

Şimdi dönüp bayramlarımızı değil kendimizi sorgulayalım.

Ahh! Nerede o eski ümmet-i Muhammed…